Kuşlardan Bulaşan Zoonoz Hastalıklar ve İnsan Sağlığı

vde Kuş Beslemek
 
Riskler var tabii ki ama yersiz korkular da.

Sağlıklarına dikkat edilerek, bakım ve hijyen kuralları tam anlamı ile yerine getirildiğinde evde beslenmesinde bir sakınca yoktur. Gereken koşul ve ortam sağlandığında önemli bir rahatsızlığa sebebiyet veren hastalık taşımazlar. Nadiren özellikle yaşlılarda ve immun sistemi düşük kişilerde ağır akciğer enfeksiyonlarına neden olabilirler.

Hayvanların tüylerinden oluşan mikroskobik protein parçacıkları tozlarla birleşerek solunum yollarına ulaşır. Evde hassas bünyeli kişiler, bebekler (bağışıklık sistemlerindeki sorunlar nedeniyle) varsa alerjik reaksiyona neden olur. Ancak hayvanı evden uzaklaştırmak yerine; odaya sokmamak, temas ettirmemek gibi önlemler alabilirsiniz. Ayrıca hayvanın yıkanmasının sağlanmasında yarar var.

Bu makalede de anlatılmaya çalışıldığı gibi kuşlar, bazı hastalıkların insana geçişine neden olabiliyorlar. Özellikle papağangiller aşırı düzeyde tozlu ortam yaratırlar. Tüy dökümlerinde, deri kepeklenmesinde daha da artar. Önlemler, en altta maddeler halinde belirtilmiştir. 

Üzerinde durulması gereken diğer bir konu da kuşlarımızı bebeklerin eşyalarından korumaktır. Bebeğe ait talk pudrası, bebek losyonu, bebek maması, kirli bebek bezlerini de kuşun zarar görmemesi için uzak tutmanız gerekir.
 
Hamilelikte Kuş Beslemek

Kuşlardan (genellikle papağangillerden) insanlara en fazla bulaşma olasılığı olan hastalık "Psittakozis" adı verilen bir enfeksiyondur. 

Bugüne kadar hamilelikte görülen psittakozis enfeksiyonu sayısı son derece azdır. Genelde grip benzeri (flu-like) bulgular verir. Son dönemlerde hasta ya da ölü bir kuşla temas öyküsü olan bir hastada zatürre bulguları saptandığında psittakozisten şüphelenilmelidir. Psittakozisin gebelikteki etkileri konusunda ise elde yeterli bilgi yoktur.
Son yıllarda güncellik kazanan "Kuş gribi (Bird Flu)" enfeksiyonun ise enfekte göçmen kuşlarının dışkıları ile tabiatta yaşayan kuşlara geçtiği ve ölümcül olabildiği belgelenmekle birlikte kuştan insana geçişler oldukça sınırlı sayıdadır. İnsandan insana geçiş ise henüz izlenmemiştir. 
Tabii kuşlardan en çok etkilenmeye yol açan nefes darlığı, allerji gibi rahatsızlıklarda dikkatli olunmalıdır.
Tüm bu öneriler doğrultusunda; hamilelik döneminde evdeki kuşu başka bir yere göndermeye gerek yoktur.
 
Aynı Ortamda Sürekli Olarak ve Geceleri Aynı Odayı Paylaşmak

Aynı odada uzun süreli bulunmak ve geceleri onlarla aynı odayı paylaşmak da; belirtilen önlemlerin alınmaması, hastalıkların geçiş yolları hakkında bilgi sahibi olunmaması durumlarında sağlık açısından tehdit oluşturmaktadır.
Bunu daha iyi anlamak için, “Allerjik Alveolitis” hakkında verilen bilgileri de incelemek kaydıyla; zoonotik hastalıklardan önce kuşlarımızla adı çok geçen bir hastalığı gözlemleyelim.

Astım
 
Hastalığa ait belirti ve bulgular nelerdir ? 
Astım, karakteristik olarak ataklar halinde seyreden; nefes darlığı, göğüste sıkışıklık hissi, hışıltılı solunum, öksürük, zor çıkarılan çok koyu, sert ve yapışkan balgam gibi yakınmalara neden olan akciğer hastalığıdır. Hastaların birçoğunda astımla birlikte alerjik rinit (saman nezlesi, alerjik nezle), sinüzit, alerjik konjonktivit (göz alerjisi), egzama gibi hastalık öykülerinin de olduğu saptanır. Yine hastaların atakları ile ilgili özellikler sorgulandığında, bunların çoğu kez gecenin ilerleyen saatlerinde ve sabaha karşı ortaya çıktıkları veya tetikleyen faktörlerle (alerjen, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı) karşılaşma durumunda geliştikleri anlaşılır. 
Atakların şiddeti, hafif bir öksürükten ciddi solunum yetersizliğine kadar çok geniş bir yelpazededir. Ataklar kendiliğinden gerileyebilir ya da geçebilir ancak hasta çoğu kez astım ilaçlarını kullanarak rahatlar. Atak sırasında tanı kolaydır çünkü karakteristik muayene bulguları vardır. Atak dışında ise hastalığın öyküsü hekimi astım tanısına yönlendirir. Tanı için hastadan test vs. tetkikler istenir. Genellikle, atak dönemi dışında akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri normaldir. Alerji testlerinde ise ev tozu akarları, ağaç, çiçek, tahıl polenleri, evcil hayvan tüy ve epitelleri gibi alerjenlere karşı reaksiyon görülebilir.
 
Tedavi: Astım; hastalık çok ilerleyip geri dönüşümsüz safhaya girmediği sürece kolaylıkla kontrol altına alınıp tedavi edilebilen bir hastalıktır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar temel olarak solunum yoluyla alınır ve bu ilaçlar 2 grupta ele alınabilir. Birinci grupta semptom giderici yani hastayı rahatlatıcı ilaçlar yer alır. İkinci grupta ise hastalığı tedavi eden ya da bir başka deyişle kontrol altına alan ilaçlar yer alır. Bunların büyük bir kısmı solunum yoluyla kullanılmakla beraber tablet yada enjektabl bazı ilaçlar da, gerektiğinde bu amaçla kullanılabilir. Hastalığın seyri ve hastanın yaşam kalitesi temel olarak bu ilaçlar ile belirlenmektedir. Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Ancak eksik ya da düzensiz tedavi veya bilinçsiz ilaç kullanımı, hastalığın giderek ilerlemesine, atak sıklık ve şiddetinin artmasına ve nihayetinde hastanın sürekli ataktaymış gibi nefes darlığı ve diğer şikayetlerle yaşamasına neden olur.
Tedavinin önemli bir parçası olan "Alerjen Maddelerden Korunma"dır.

Alerji ve astım doktorları, insanların daha çok toza toz akarlarına, küf mantarlarına, polenlere, hayvan deri döküntülerine ve tüylerine alerjisi olduğunu bildirmektedirler. Bütün bu alerjenlerin ortak iki yanı vardır:
  • Havayla uçuşan ve gözle görülemeyen mikroskopik maddelerdir. 
  • Nefes alma yoluyla alerjik reaksiyonlara sebebiyet verirler.
Alerjen maddelerden tamamen kaçınmak ve korunmak mümkün değildir. Ancak hava yoluyla nakledilen alerjenleri sürekli solumak birikerek oluşan bir problemdir. Aynı odayı çok uzun zaman diliminde paylaşmamakla ve bu odalarla birlikte yatak odalarımızı da neredeyse alerjenlerden tamamen arındırılmış bir mekan haline getirmekle, birikimin oluşmasını engelleriz.
En çok önerilen "ÇEVRESEL KONTROLLER" : Anti Dust Mite yatak/yastık/yorgan kılıfları, çarşaf/battaniye/yatak koruyucularının vb. sık yıkanması , yeterli güçte filtreli hava temizleme cihazları, akarisidler-alerjen temizlik ürünleri, nemi kontrol altında tutmak, Evde Beslenen Hayvanlar (iyi bakım, birlikte uyumamak..), filtreli elektrik süpergeleri, küflü ortamdan uzak durmak, polen filtreleri. 
 
Zoonotik Hastalıklar
 
ZOON | NOSES = HAYVAN | HASTALIKLARI
 
Burada, çoğu kez hayvan dostlarımızla olan yakın ilişkilerimizde ilk akla gelen sorulardan birini, ZOONOZ, hayvanlardan insanlara geçen hastalıkları genel bir bakıştan sonra özellikle Mubişlerimizden (kuşlardan) sıklıkla bulaştığı görülen hastalıklar yönünden inceleme yapılacaktır ve bu bilgilerde detaya inilmeden, genelde insanlar üzerindeki etkilerine, bulaşma şekillerine, tedavi yöntemlerine ağırlık verilecektir.
Aşağıda kısaca değinilmeye çalışılacak olan hastalıkların dışında daha nadir görülen hastalıklar da bizleri etkilemektedir. Bazıları habitat koşullarında bazıları da ağır derecede yetersiz hijyen koşullarında ortaya çıktıklarından yer verilmemiştir. 
Dünya Sağlık Örgütü doğal olarak omurgalı hayvanlarla insanlar arasında geçiş yapan hastalık ve enfeksiyonları Zoonoses (Zoonosis) olarak tanımlamıştır. 
I. Etkileri
Hastalık, Erteleme veya sonlandırma, Mali kayıp, İnsan moralinde olumsuz etki, Hayvanlara karşı olumsuz görüşler, Adli tıp karmaşaları,Zaman kaybı
II. Bulaşma yolları
Dışkı,İdrar, Salya / tükürük, Kan, Süt ve havayolu, ağız yolu, aşırı birliktelik vb.
III. Hayvanlardan insanlara hastalık aktarımının olasılığındaki birkaç faktör:
1. Hayvanın enfektif (bulaştırıcı) olduğu sürenin uzunluğu,.
2. Hayvanlarda kuluçka döneminin uzunluğu (Bu, uzun kuluçka dönemli bazı hastalıklarda önemlidir, çünkü hayvanlar, insanlar için enfektif olmadan önce incelenebilir ve ötanazi uygulanabilir)
3. Ajanın (*) kararlılığı. Ajanın çevresel değişimlere göre açığa çıkması direkt bulaşma açısından en önemli etkendir.
4. Sürüdeki hayvanların nüfus yoğunluğu.
5. Hayvancılık uygulamaları ve deneyimleri
6. Vahşi kemirgenler ve böceklerin bakım prosedürleri ve kontrolü.
7. Ajanın tehlike katsayısı
8. Bulaşma yolu
 
(Ajan=Hastalık taşıyan canlı)
 
Şimdi de sıklıkla rastlanılan hastalıklara kısa başlıklar halinde göz atalım:
 
SALMONELLOSIS (SALMONELLA)
Etken: (Salmonella gıda zehirlenmesi, barsak paratifosu) Gıda zehirlenmesine yol açan bakterilerin en bilineni. 1800 ün üzerinde salmonella bakteri serotipi (girdiği konuk organizmanın kan serumuna yaptığı farklı etkilerden ötürü, bir mikroorganizmanın her bir farklı alt grubu) vardır. Genelde 2 tipi üzerinde durulmaktadır, burada karma şekilde anlatılacaktır.
Kaynak: Tüm hayvanların dışkılarında bulunur. Bu nedenle dışkılar ile bulaşmış yiyecek ve içeceklerle geçer. Bazı türleri çok uzun süre yaşayabilir.
Bulaşma: Dışkı bulaşmış su ve gıdalar, dolaylı geçiş için en çok bilinen kaynaklardır ancak doğrudan da bulaşabilir. İyi korunmamış tohumlar ve diyette yer alan çiğ etler de hastalık mikrobu içerebilmektedir. Kırmızı et ve tavuk eti, balık, yumurta (S. enteritidis pişmemiş yumurtada bulunur) ve süt ürünlerinde de görülür.
Kuluçka Süresi: İnsanlarda: 12-72 saat. Hayvanlarda: 1-5 gün. 
İnsanlarda Belirtiler: Bulguların varlık ve derecesi, bulaşan doza bağlıdır. Tipik olarak, on gün kadar sulu ishal vardır, aşırı sıvı kaybı, karın ağrısı, titreme, düşük ateş/yüksek ateş görülür. Septisemi (kan zehirlenmesi) ve çıban biçimi nadirdir. Kalp, böbrek, eklem, beyin zarı ve kemikler gibi bölgesel enfeksiyonlar olarak da görülebilir.
Korunma: İnsanlarda: Çok iyi bir mutfak hijyeni uygulanmalıdır. Etlerin iyi piştiğinden, pişmiş gıdaların soğuk saklama biçiminden emin olunmalı veçapraz bulaşma (pişmiş ve pişmemiş ürünler yanyana bulunmamalıdır) önlenmelidir. Tüm sütler pastörize edilmelidir. Kişisel hijyen sağlanmalıdır.
Tedavi: İnsanlarda: Çoğu kez sıvı tüketiminin artırılması ve sodyum-potasyum desteği ile yapılmaktadır. Antibiyotikler ancak bakterinin bedenin dış yüzünde ve sindirim sisteminde yoğunlaşmasında kullanılır.
Aşı: İnsanlarda aşı yoktur.
 
PSITTACOSIS (Ornitosis, Clamydiosis, Psittakoz, Papağan Ateşi)
Bu hastalığı linkde detaylı olarak anlatmıştık.
Kısaca değinirsek, hastalık dışkı ile ve bulaşmış kuşların burun salgıları ile dışarı atılır. Genellikle, bir kuşun veya bir kişinin, kurumuş dışkılardan hava yolu ile yayılan veya bulaşmış kuşların solunum sistemi yolu ile uçuşan organizmaları soluması ile oluşur. Etlilenmenin diğer yolları, ağız-gaga teması, bulaşan kuşların tüy ve dokularını tutmaktır. Hatta kısa süreli maruz kalmalar da bulgusal hastalığa yol açabilir.
Belirtiler: Gribe benzer belirtiler, uyuşukluk, ateş, göğüs acıları, kuru öksürük, baş ağrıları. Gripten farklı olarak boğaz ağrısı, burun akması ve aşırı miktarda sümük görülmeyebilir.
Teşhis ve Tedavisi:

Yorum Yaz